Haberler

PKK’nın Eğitimi Hedef Alan Saldırıları ve Nedenleri

Ne güzel demişler büyüklerimiz “Gitmediğin yer senin değildir” diye. Bu durum devletler ve onun politika uygulayıcıları açısından son derece önemli bir gerçekliktir. Bu gerçekliği ülkemiz açısından ele alacak olursak; genel itibari ile merkezden uzak, taşra diye adlandırılan yerleşim merkezlerinde devleti temsil eden iki meslek vardır; öğretmen ve imam...

Köylerde veya mezralarda yaşayan vatandaşımızın devlet kurumu olarak gördüğü yegâne kurum ise okullardır. Bu durum merkezden uzaklaştıkça daha önemli bir hâl almaktadır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde kırsal alanda, vatandaşlarımızca, devleti temsil noktasında kurumsal olarak mevcut tek kurum okullarımız görülmektedir.

Okullar bölgede yaşayan çocuklar için eğitim öğretimin yanında eğlence, vakit geçirme yeri ya da sosyalleşme süreçlerinin yaşandığı mekânlardır; çocuk için dünyaya açılan en önemli kapıdır. Okullarda görev yapan öğretmenler eğer görevini lâyıkıyla yerine getirirlerse, o okuldan yetişecek çocuk sorgulamayı, mukayese etmeyi, gerektiğinde hayır demeyi öğrenecektir. Cehaletin diz boyu olduğu ve sorgulamayı kabul etmeyen bir ortamdan nemalanan terör örgütü için bu okullardan yetişecek öğrenciler çok büyük tehlike arz etmektedir. İşte bunun içindir ki PKK, 90’lı yılların başından itibaren bölgede millî eğitim sisteminin tam anlamıyla işlememesi için eğitim kurumlarını ve eğitim neferleri olan öğretmenleri hedef almış; okulları boykot kampanyaları ile de öğrenci velilerini tehdit etmiştir.

Dünya üzerinde faaliyet gösteren terör örgütlerinden birçoğunu detaylı bir şekilde inceleme imkânımız oldu. Bu çerçevede incelediğimiz terör örgütlerinin kimisi sâdece askerî hedeflere saldırıyor, kimisi dinî hedeflere saldırıyor, kimisi saldırmadan bir süre önce haber vererek hedef üzerinde bu şekilde korku salmayı amaçlıyordu; fakat dünyada hiçbir terör örgütü yok ki öğretmenleri hedef alsın... Evet, dünya üzerinde öğretmenleri ve eğitim kurumlarını hedef alan yegâne terör örgütü PKK’dır.

Kuruluşundan bir süre sonra düzenlediği kongrelerde terörist başı Abdullah Öcalan’ın talimatları doğrultusunda, taşrada devlet adına hiçbir faaliyetin yürütülmemesini isteyen terör örgütü PKK, en vahşi şiddet hamlesini okullar ve öğretmenler üzerine uygulamıştır. Terör örgütü kurulduğu ilk yıllardan itibaren sahada kendilerinin izni dışında hiçbir öğretmenin çalışamayacağını yayın organları ve milisleri aracılığı ile duyurdu. Tabiî ki izin meselesi, örgütün doğrultusunda faaliyet göstermekle alâkalı idi. Örgütün yasak uygulamaları genel olarak öğrencilere İstiklâl Marşı’nın ve Andımız’ın okutturulmaması, bayrak direğine Türk bayrağının çekilmemesi, öğrencilere örgütün olumlu propagandasının yapılmasına kadar uzanan bir dizi yaptırımı kapsıyordu. Yaptırımlara uymayanlara önce milis kuvvetleri aracılığı ile uyarı yapılıyordu, diretenler ise uygun bir fırsat bulunduğu zaman, yaralamadan, öldürmeye kadar uzanan cezalandırma işlemine tabi tutuluyordu.1

Öcalan’ın Hedef Göstermesi ve Seri Öğretmen Katliamlarının Başlaması

PKK terör örgütünün öğretmenlere yönelik uygulamaları 15 Ağustos 1984’te silâhlı örgüt olarak resmen eylemlerine başladıktan sonra aleni bir şekil almıştır. Kanlı terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan, örgüt üyelerine yönelik talimatnamelerinde “eğitim” ile ilgili olarak aynen şu ifâdeleri kullanıyordu: “TC’nin bazı sivil kurumlarını, eğitim kurumlarını v.b işlemez duruma getireceğiz. Yine devlet büroları vardır, onları da işleyemez duruma getirmek temel hedefimizdir. Tabiî istisnalar olabilir; yâni bazı yerlerde devrime zarar vermeyen bir okul kalmışsa sorun değil kalsın. Ama orada karşı-devrimci ve amaçlarımıza ters düşen, sağlık ocağı da olsa, okulda olsa üzerine gideceğiz.”2 PKK’nın kuyruğu olarak nitelendirilen sol tandanslı Atılım dergisi de kraldan fazla kralcılık yapıp “Devlet, kirli savaşı, işbirlikçi sermayenin kirli sömürgeci emelleri için yürütüyor. Devletin işini yapmakta olan kişi, hangi kademede ya da görevde olursa olsun, sömürgeci savaşın bir alanında ve bir biçimde unsuru hâline gelecektir. Devlet örgütlenmesini işlemez kılmayı ve dağıtmayı hedefleyen ulusalcı bir savaşın da hedef alanına girmiş olacaktır. Genel olarak geçerli olan bu durum özel olarak öğretmenlerin şahsında, özel savaşın geldiği bu aşamada daha fazla geçerlidir”3 diyerek öğretmenleri hedef hâline getirmiştir.
Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates