Haberler

Hallac-ı Mansur

Masumlar unutulmaz.
Zâlimler unutulur.


Era kademî :Ayaklarımı görüyorum.
Erake demmî : Kanım akıyor.
Ehane demmî :Yazık oldu kanıma.
Eha netmî :Yazık oldu kendimi anlatamadığıma.

Bu sözler Mansur’un sözleridir...

Bu günden 1095 sene evvel hicri 309 da “İlâhi sırları, Ledunnî âlemi...” bilmeyen din ulemasının ve hatta halkın, Evliyâ mertebesine çıkardığı büyük kimselerin büyük bir yobazlık ile verdikleri “Fetva” ile sahneye konan bir vahşetten bahsedeceğim.

Bu sahneyi yaratan ulemanın hırs ve anlayışı; şeriat kanunlarını tahrif ederek cinâyetlerin işlenmesine yol açmıştır.
Lafları şu: “Limahfazâtü’l- Şer’i”

İnsanlık tarihinde:

Ne, Firavunların, ne Nemrudların, ne vahşi yamyamların, ne de Engizisyon mahkemelerinin, harblerde bile tesadüf edilmemişi, hatta vahşi hayvanların bile şikârlarına yapmadığı, yapamadığı vahşet sahnesinden bahsediyoruz.

Vahşi hayvan bile şikârını hemen öldürür.
Sonra onu yer...

Dicle nehri kıyısındaki Bağdat’ta mahkeme kurulmuş.
Ulema toplanmış...
Meşhur “Cüneyd”, Başkan...
“Fetva” Verdi.
“Mansur” için...
Ne imiş suç?..
Ortalığı sarsan, müthiş bir haykırış: “Ene’l-HAKK!” demiş...
Vay vayy!..
Nasıl söylermiş?..

“Ben ALLAH’ım” demedi...
Bunu kimse söyleyemez.
“Münkir ve Nekir bile ALLAH’ın kimdir?” diye sormaz, soramaz.
“RABB’in kimdir?” diye sorulur.
Zira mutlak hakikat ALLAH’tır.
Herşey O’ndan...
Fakat hiçbir şey O değil.

“Bende tecellî eden her kudret, can, herşey haktır!
Doğrudur!
Bunu tasdik ederim!
O hâlde benim varlığım “HAKK” dır!
Ben HAKK’ım!..” dedi.

ALLAH, RABB, HAKK hep başka başkadır.

ALLAH herşeyin HAKK’ıdır.
Yaratıcısıdır.
Ustası, Sani’idir.
Bu bakımdan herşeyin RABB’ı dır.

Mansur kendinde;
ALLAH’ın bu verdiği esmâları, kuvvetleri gördü:
“Bana akıl verdi.
İrade verdi.
Her şeyi O verdi.
Bunların hepsi doğrudur!” dedi.
“Ben HAKK’ım!” dedi.
“Bu mevcut olmam HAKK’tır!
En büyük bir tastikdir!”

Hz. Hureyre’ye sahabeler sormuşlar:
“Resûlallah’ın sana verdiği Ledunnî sırlardan bize de söyle!”
“Söylersem kâfir oldu diye başımı vurursunuz”.
Cevap kat’i ve doğru...

Sonra yine bu yobaz ulemâ söylerler:
“Sekir hâlinde, cezbe hâlinde söylenen sözlerden kul mesul değildir!”

Cezbe öteden çekilmedir.
Hikâyeler, uydurmalar nasıl suç olmazmış?..
Ledunnî âlemin sırlarını anlamak bile herkesin kârı değildir.
Başta Hz. Hureyre ne demiş düşün!..

Zulmü, zâlimi, işkence yapanı ALLAH sevmez.
Kelâmında bunları kötüler:
İşkence islâm dininde küfürdür.
HAKK’a isyandır.

Vahşet sahnesinin icrası için “Fetva” veriliyor.
Halk bile hınç ve tehevvür içinde binlerce insan toplanmış çocuk, kadın, erkek ihtiyar Bağdat meydanına...
Küfür, taşlamalar, lânetler, meydanı sarmış hınç uğultu hâlinde...

Mansur koltuk altlarından asılıyor.
Halk taş atıyor.
Mansur’da hiç bir acı ve ızdırap emaresi yok..
Başka âlemde kendisi.
Evvelâ ayakları bileklerinden kesiliyor, sonra eller bileklerinden...
Mansur mütebessim...
Âdetâ memnun...
Semâya dikili gözlerini oyuyorlar yine ses yok...
Dilini kesiyorlar o anda ruhunu teslim ediyor.
Fakat hınç doymuyor devam ediyor.
Boynunu vuruyorlar, cesedi parçalıyorlar.
Sonra ateşde yakıyorlar külünü savuruyorlar...

İşte asıl bundan sonra olanlar.
Bağdat, halkı ile ulemâsı ile yobazlarıyla lânetleniyor.
O günden bu güne kadar devam ediyor.
Edecektir de...

Kerbelâ Fırat kolunun bir yerinde…

Hülagü, Bağdat’ı tahrip ediyor.
400 bin kişinin kafasını kesiyor.

Haccac orada 70 bin kişinin kafasını uçuruyor.

Hâlâ bu devam ediyor.
Daha devam edecek kıyamete dek....
Yakındır tamamiyle yok olacak...

O zaman Mansur’un hırkası kurtardı Bağdat’ı Dicle’den...
Şimdi yok o Hırka ve ne de o hırkayı taşıyan sırt...

Bu hadise niçin oldu?...

ALLAH:
“Benim dostlarımla uğraşmak, Zât-ı Ahadiyetimde en büyük hata!” olduğunu anlatmak için....
İnsan oğlunun zulüm, yobazlık, İnsan’a Hayvan’a Nebat’a eziyet edenlere bir misal vermek için bunu murad etti...
Mansur O’nun için i’dama götürülürken kendine bunu reva görenleri, fetva verenleri, seyire gelenleri, taş atanları affetti. HAKK’ın bu muradı için...

“Yâ ALLAH! Yâ RABB! Yâ HAKK! Yâ RAUFU’d-DEYYÂN!
Bana açtığın sırları onlara da açsaydın veya onlardan gizlediğin sırları benden de gizleseydin başıma bu gelmezdi!”
Mansur affetti amma, ALLAH affetmedi bunları yapanları...
Bu sözlerde yukarıda anlattığımız muradın kapalı ifadesi gizlidir.

İnsan her şeyi doğru yapamaz.
Görünürde bazen de çâresiz kalır.
İnsan mezarı önemli değildir.
O insanın anılması önemlidir:
İnsanlar yaşarken O’nu bekleyen toprak onu bağrına basar.
Topraktan yaratıldığını unutma!..
Topraktan temiz geldin temiz gitmeye çalış!..

Eba Müslümi Horasanı 3000 kişi ile 50.000 kişilik Kerbelâyı yaratanları kılıçtan geçirdi.
Malazgirtte Alp Arslan 50.000 kişi ile 600.000 kişilik Rum ordusunu yerle bir etti.

Her dua’nın kabulü ind-i ilâhiyyede muayyen bir müddet için geçerlidir.
Hz.Hasan’ın kayın babası Türk’dü.
Kûfe’ye girdiği zaman Hz. Hasan kucağında ölürken:
“ALLAHümme Yuzafferekümmü’l- Etrakî ille’l- ebedi!”.
Duası Türkler’i yaşattı...

Dünyada hiç namaz kılmadan.
Bir defa secde etmeden.
Büyün bile oruç tutmadan.
Başka bir hayır yapmadan.
Doğrudan doğruya cennete giren kimdir?
Ömer İbni Sabit...

Uhud harbinde müşrik ordusundan kaçıyor.
Resûlü Ekrem’in yanına geliyor:
“Ben bizimkilere karşı harb edeceğim! İlk defa harb edip sonra mı muslüman olayım yoksa evvelâ mı muslüman olayım!” diyor.
Resûlü Ekrem:
“Evvelâ Müslüman ol!” dedi.

Şahadet getirdi ve hemen harb’e daldı, ağır yaralandı.
Kendi akrabaları kucakladılar, aldılar götürdüler.
“Ne oldun!” dediler...
“Harb ettim!
Hem de size karşı!
Hem de Müslüman oldum!” dedi ve ruhunu teâlim etti.
Doğrudan doğruya Cennete gittiğini Resûl buyurdu...



Fetva : Bir hâdise, bir muâmele hakkındaki hükm-ü şer'îyi ehli olanın haber vermesi ve o hükme dair verilen mâlumat, bilgi.
Tahrif : (Harf. den) Harflerin yerini değiştirmek. Bozmak. Kalem karıştırmak. * Kendi menfaati veya başkasının zararı için bir ibârenin mânasını değiştirmek. * Başka tarafa meylettirmek.

Limahfazâtü’l- Şer’i : Şeriatı muhafa etmek adına, onun için, o yüzden.

“ALLAHümme Yuzafferekümmül etrakî illel ebedi : ALLAHım! Türkleri ebedi muzaffer kıl!

Şikâr : av.

Cezbe : Tas: Meczubiyet, istiğrak. Allah'ı hatırlayıp Allah sevgisi ile kendinden geçer bir hale gelme.

Sekr : (Sekir) Sarhoşluk.

Sırt : Omurgalı
Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates