Haberler

Neden A.K. Partisi?

“Bence A. K. Partisi insanın kendine yakışanı giymesidir. Şimdi, gömleğimizi değiştirip yerine Cristian Dior yada Versace’den bir gömlek giysek, böyle şıkır şıkır dolaşsak, bize demezler mi “Ooo amca! Ampul gibi olmuşsun?” Derler! O halde neymiş? A. K. Partisi insanın kendine yakışanı giymesiymiş. Şaka, şaka!



Neden A. K. Partisi? Çünkü; AK Partisi demek, “Özgürlük” demektir! Vatan hainlerini affeden, bin bir güçlükle yakalanıp hapse tıkılanları “Dağa Dönüş Yasası” ile inlerine gönderebilen hükümet, Amerika’nın Türk çocuklarını kobay olarak kullanabilmesini sağlayan yasayı çıkaran Sağlık Bakanı, Türkleri vatandaşlıktan soğutabilmek için Amerika’da konuşma yapabilen Başbakan, Türk bayrağını yakmaya teşebbüs edebilen Kürd, çiftçiye “gözünüzü toprak doyursun” diyebilen Tarım Bakanı, Heybeliada’yı Ortodoks Rum Fenerbahçe burnunu Katolik papazlarına hediye eden, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni ılımlı İslam devleti yapmaya teşebbüs edebilen iktidar demektir! Tescilli hainlere Büyükelçi payesi verip danışman yapabilen, hapisteki teröristler dışarı çıkar çıkmaz devlet tarafından ağırlayan Dışişleri Bakanı, asıl vatanı Amerika’dan milletin dinine saldırıp vatanı Hıristiyanlara satmaya kalkan sözde din adamları, gelinini Berlüskoni’ye, karısını Karamanlis’e öptüren, metroseksüel olmaya çabalayan, soyunu istediği gibi gizlemek için Türkiyeli olan Başbakan demektir. “Dün dündür, bugün de bugün!” mantığını (yada mantıksızlığını) hayata geçiren, kendi eşine dostuna devlet kuruluşlarını peşkeş çekip milletin yıllarca uğraşarak kurduğu şirketlerine el koyabilen hükümet, vatandaşın cebindeki son kalan kuruşa da göz dikip, neredeyse “soluk alma vergisi” çıkartmaya teşebbüs edebilen, ya da tavukları için on yıl yetecek mısır için ithalat kotasını indirebilen, vatan toprağını “babalar gibi” satmakla övünüp kendi kendini affeden naylon faturacı ve tarikat ehli Maliye Bakanı, Genelkurmay Başkanı’na “Hocam” diye hitap edip sonra da yalanlayan, Hikmetyar’ın dizinin dibinden Evangelist Bush’un kucağına geçebilen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Rumlara, Kerkük’ü Kürdlere verebilmek için Kıbrıs’ta Talat’ı, Irak’ta Talabani’yi tanımadıkları ve yıkılması için mücadele ettikleri devletlerin başına getirebilen çıfıt uşağı, devletin gemisini kendi oğluna ölü eşek fiyatına devreden Ulaştırma Bakanı, PKK’nın sözcülerine “Seni Seviyorum” diyerek ilan-ı aşk edebilen Başbakan yardımcısı demektir! Atatürk’ün darağacında sallandırdığı Kürd’ün torununu parti sözcüsü yapabilmek, Türk ordusunu etkisizleştirmek için yasa çıkarmaya teşebbüs etmek, Türk askerinin başına çuval geçirenlerle kol kola hatıra resimleri çektirmek, minareler süngümüz-camiler kışlamız olacak deyip Irak’ta camilerin Amerikalıların kışlası haline dönmesini göz ardı edebilmek, Türk devletinin temel niteliklerinin tamamını değiştirmeye teşebbüs edebilmek, benzine zam yaparken on kuruş, mazot yardımı yaparken yüz bin lira deyip milleti kandırmaya çalışmak, devletin her kademesinde kadrolaşmaya çabalamak, şeriat isteyip arkasından da İncil ve Tevrat şeriatına göre işler yapabilmek, dün satışına karşı çıktıkları devlet kurumlarını satmak için bir taraflarını yırtabilmek, memleketin her karış toprağını satmaya çalışmalarına karşı çıkanları –ve bu arada Türkçüleri de- Komünistlikle -akılları sıra- suçlamaya çalışabilmek, Sabetaycı, Çerkes, Kürd, Yahudi, Rum, Ermeni, Süryani, Laz, Arnavut, Arap, Gürcü v.s. ne kadar döküntü varsa hepsini elden geçirip parlatma ve Türk milletinin vatanını bu eski kölelerimize peşkeş çekebilmek özgürlüğü A. K. Partisidir. A. K. Partisi demek, her şeyin kısa ve kolay yolunu bulmak demektir! Devletin her kademesinde vekil memur kullanmak, hatta yetmezse onun da vekilini görevlendirmek; insanlarımızın ölürken de hizmetinde olmak için Hızlandırılmış Yavaş trenle kısa yoldan ahrete ulaştırma ama cenazeleri Mersedes marka araçlarla kaldırmakla övünüp bu milleti salak yerine koymanın yolunu bulmak demektir. A. K. Partisi demek değişiklik yapmak demektir. Gömlek değiştirebilmek, fikir değiştirebilmek, adli sicil değiştirebilmek, hatta din değiştirmek AK Partisi demektir. A. K. Partisi demek, geçtiğimiz 2 yıl 8 aylık sürede, içine sürüklenmeye çalışıldığımız bunalım demektir. A. K. Partisi demek, fikren ve bedenen Türk’ten gayrı her şey olmak, yani kısaca Türk olmamak demektir. Tanrı Türk’ü Korusun!

ATİLLA İDİL (Temmuz  2005)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates