Haberler

Şehsuvaroğlu'nun Referandum Kararı

Referandumda “Evet” oyu kullanacağını açıklayan ülkücülerin, 12 Eylül mağduru oldukları için bir yönden “Haklı” görülebileceğini söyleyen Lütfü Şehsuvaroğlu “Ancak onlarınki çoğunlukla ya korku psikolojisi ya da iktidara yaranma maksatlı bir tavır” yorumunu yaptı.


3 Kasım 2002 seçimlerinde BBP’den milletvekili adayı olan ve yine BBP’den belediye başkan adayı olan Lütfü Şehsuvaroğlu, referandumda oylamaya sunulan Anayasa değişiklik paketinin “Milletin tamamını ilgilendiriyormuş gibi sunulduğunu” belirterek “Keşke daha demokratik bir Anayasa, geniş konsensüslü bir katılımla yapılabilseydi. Ayrıca bu hukukçulara güvenmiyorum” diye konuştu.

AKP tarafından sürdürülen “Evet” kampanyasını estetik bulmadığını ve “sürü psikolojisine” dahil olmamak için sandığa gitmeme kararı aldığını söyleyen Şehsuvaroğlu, “Dünyada farklı renkler ve sesler vardır. Bugün bu değişiklik paketine ‘Evet’ deseydim, yandaş medyada manşet olacaktı. Ama ben evet demeyeceğim. Bu referandumu boykot ediyorum. Boykot kararını BDP’ye mal etmemek gerektiğine inanıyorum. Bana göre bu referandum keenlemyekün (boş, lüzumsuz). Tümüyle yok sayıyorum” diye konuştu.

Referanduma “Evet” ya da “Hayır” diyen herkesin vatan evladı olduğunu söyleyen Şehsuvaroğlu, “Ben bölücülük yapamam. Evet diyenler, 12 Eylül ihtilalinden hesap sorulmasını istiyor. Hayır diyenler de 12 Eylül anayasası ‘kalsın’ demiyor” yorumunu yaptı.

12 EYLÜL ANAYASASI’NA HAYIR DEDİM

12 Eylül Anayasası’nın ihtilal yönetimi tarafından oylamaya sunulduğunu hatırlatan Şehsuvaroğlu, “Ben o dönem yedek subay kıyafetiyle gidip hayır oyunu kullandım. Evren’in cezaevlerinde yatarken Evren’e yazı yazıp, onu doğru yola çekmeye çalıştım. Dolayısıyla, 12 Eylül’ün getirdiği bütün sistemin, Anayasa’nın tamamen değişmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

TANIDIĞIM BAZI AKP'LİLER HAYIR VERECEK

Şehsuvaroğlu, partilerin içinde “Evet” ve “Hayır” diyecek farklı sesler olabileceğine dikkat çekerken, “Bazı AKP’liler tanıyorum. Sandığa gitmeyecek ya da ‘hayır’ oyu verecek” diye konuştu.
12 Eylül ile ilgili birçok gazetenin 'evet' kampanyasına yardımcı olması beklentisiyle kendisiyle röportaj yaptığını belirten Şehsuvaroğlu, “Saatlerce süren röportajların hiçbiri gazetelerde çıkmadı. Bazı eski ülkücüler eğer evet kampanyası lehine bir takım laflar etmişlerse onlara yer verdiler. Bu 12 Eylül sırasında yapılan zulüm ve işkencelerden daha acıtıcı geldi” yorumunu yaptı. Şehsuvaroğlu, boykot kararını şu sözlerle dile getirdi:

"Hep beraber sandığa gitmezse bu millet, -Kürdüyle, Türkmeniyle, Azerisiyle, Özbeğiyle, Boşnağıyla, alevisi sünnisiyle, kuzeylisi, güneylisiyle doğulusu batılısıyla- saygın bir doğrulukta ve anlaşılabilir bir dürüstlükte ittifakı gerçekleştiremez mi? Bakın açıkça ilan ediyorum: bu evet kampanyası İslam'dan nasipsizdir. Hiçbir estetik kaygı taşımamaktadır. İslam'ın hörmet, merhamet ve aşk medeniyetinden haberi yoktur. O kadar inciticidir ki, sadece yaşayan insanları değil, mezardakileri de rahatsız etmiştir. İslam hiçbir yeniliği kin ile ihya etmemiştir. Çünkü solmaz pörsümez hakikati şudur ki: din ile kin asla bir araya gelmez.

Oysa evet kampanyası kin kokuyor. Ne yani şimdi ben bana 'kafes'te işkence yapan ve ne yaptığını bilmeyen; belki de şimdi cemaatte diğer Müslümanlarla beraber namaz kılan, belki de okulunu cemaatin okullarına gönderen, belki de Asya Finans'ta çalışan o emekli işkenceci ile otuz yıl sonra hesaplaşacak mıyım? Evet kampanyası sayesinde benim kırılan gönlüm tamir mi edilecek? Ben evet, 12 Eylül mağduru ülkücü, sayenizde beyler, mutlu mu olacağım? Bana özgürlüğümü mü iade edeceksiniz? 12 Eylül'dü ve ben onun kafeslerinde bile bugünkünden daha özgürdüm. Parmaklıklarını salladığım ve tamamının sülalesini sinkaf ettiğimde evet daha özgürdüm. Ben ki, ağzıma küfür almayan efendi şairim, yanımdaki tarih öğretmeni Mustafa bey (kayseri eğitimcisiydi) 80 şınav çekmeğe zorlandığımızda kalp krizi geçirince aynen öyle yaptım.

cumhuriyetinden devletine,12 Eylülün en üst kademesinden en alt kademesine küfür ettim. Ne oldu? Hocayı revire götürürken erinden yüzbaşısına kadar subaylara bir general gibi talimatlar yağdırdım. Emirlerimi harfiyen yerine getirdiler. Bugün bu özgürlüğümü hangi iktidar, hangi cemaat, hangi gazete, hangi tv kanalı, hangi mahkeme verebilir ki?”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates