Haberler

Farklı Değilsek Niye Varız Öyleyse?

Mapushane günlerinde çokça düşünmeye , taşınmaya , tefekkür etmeye zamanımız olsu .

Farklı kaynaklardan haberdar olarak , yaptıklarımıza , yapacaklarımıza isim takmaya çalıştık .

Niye hapishanede olduğumuzu , karşımızdakilerin kimler , yanımızdakilerin kimler olduğunu anlamaya , idrake çalıştık .

Lideri , doktrini , teşkilatı …İnsanı ve insan ürünü olan her bir şeyi masaya yatırdık …Açık gönüllülükle , hiçbir tabuya kapılmadan yargıladık kendimizi .

Nerde hata yapmış , nerde doğru davranmıştık ?

İdeolojik olarak , bu toprakların neresinde duruyorduk ? İnançlarımızla duruşumuz , sarf ettiğimiz sözler ne derece barışıktı ?

Aksiyon bir hareketin mi insanıydık yoksa , birileri bir şeyler yapıyor , bizde yapılan işlere göre mi konumlandırıyorduk kendimizi ?

Doğrusu , hücreler mektep olmuştu bizim için.

Bir çok arkadaşımızın bir gecede Kuran-ı Kerimi öğrendiğine şahitlik ettim…

Fedakarlığın , arkadaşı için her bir şeyi feda edebilen arkadaşlarımın varlığını orada gözlemledim .

Aynayı kendimize tutmuştuk . Bu önemli bir adımdı . Ve doğru bir tavırdı . Eksiğimizi , gediğimizi …Yanlışımızı , fazlalığımızı görme , bilme şevkine tutulmuştuk .

Başka bir yanıyla , dün karşılarına kale gibi dikildiğimiz “komünistlerle” yirmi dört saatimizi paylaşıyor , onlarla zoraki de olsa konuşma , tartışma imkanı buluyorduk .

İki hareketi kıyas etmede koğuşlar önemli mekanlardı .

Doğruyu ifade etmekte yarar vardır ; solun her rengi okumaya daha meyilliydi.

Bizde sözlü kültür önce iken , onlar yazıyla daha çok haşır neşir oluyorlardı.

Bize göre onlar daha çok şehirliydiler .

Neticede çok şey öğrenerek mapushanelerden adım attık dışarıya .

1991 yılında genel seçimler karşıladı bizleri.

İttifak yapılmıştı . MÇP-Refah-IDP birlikte seçimlere girmişler , “kutsal ittifak” ismiyle siyasette dengeleri değiştirmişlerdi.

Şehit genel Başkanımız Muhsin YAZICIOĞLU ‘nun parlamentoyla tanışması bu ittifak sonrasındadır .

Akabinde , idealizmle , realizm bir çok noktada , bir çok alanda çarpışır oldu .

SHP-DYP hükümetinin programı belli olmadan , Alpaslan TÜRKEŞ’in “hükümete güvenoyu vereceğiz” açıklaması , bakir beyinlerimizde büyük bir çalkantıya yol açtı .

CHP Malum partiydi .CHP ‘nin içinde bulunduğu bir hükümetin memlekete yarar getireceği düşünülemezdi.

Kaldı ki doğuda çekiç güç duruyordu .Amerika Birleşik Devletleri , doğumuza “çekiç güç” ismiyle bir bela yerleştirmişti .Üç aylım periyotlarla görev süresi uzatılıyordu . Gelen hükümetin buna da itirazı yoktu .

Nasıl oldu da kurulacak CHP-DYP hükümetine destek verilirdi ?

İdealizm ilk kez siyaset arenasında bu köprüde çatladı .

Zaten tartışmalar bitmiyordu .Milliyetçi camia , ülkücü hareket fokurduyordu .İçe dönmüştü düşünceler duygular …Bir nevi fikri bulanıklılık yaşanıyordu .

Su , tabi mecrasına akmıyordu bir türlü .

İşte tam bu esnada , şartlar ne olursa olsun idealizmden ve memleketin hayrından yana tavır konması elzemdir , kararı çıktı .

Kararı , başta Şehir Genel Başkan Muhsin YAZICIOĞLU ve bizler vermiştik .

Artık yol ayrımındaydık .

Ya her bir şey eskisi gibi devam edecek …Başbuğ ne derse o der , bilirse o bilir , diyecektik …Yahut bizimde bir bildiğimiz var deyip inançlarımız neyi emrediyorsa öyle harekette bulunacaktık .

Tartışmayı sevmiştik artık . Geriye dönüş yoktu . Allah’ın birliğini ve peygamberin risaletini …(Kuran-ı Kerimi ve hadisleri) tartışmayacaktık .

Eşer olan her şeyi konuşacak,doğruluğunu , eğriliğini gündeme getirebilecektik.

“Milli Mutabakat metni” de bu düşünceden doğru .

Yollar ayrılmıştı .

Milliyetçiydik ama , islamın öngördüğü yere kadar …Kimsenin kimseye üstünlüğü olmayacaktı .Hiç bir ırk üstünlük taslamayacaktı . Üstünlük , yapılan emelle işle ölçülecekti.

BBP işte böylesi bir fikir buketinden doğdu .

Bu toprakları severken , başkalarını düşmüş görmeyecektik . Mazlum milletlere sahip çıkacak , yapılan haksızlıklar karşısında sesimizi yükseltecektik .

Ancak Müslümanlar kardeştir , düsturundan hareketle inanç coğrafyamızı , toprağımızı bilecek , insanlarıyla ilgilenmek vazifemiz olacaktı .

Dahası , alışılmış kalıpların kırılması , Büyük Birlik Hareketi için vazgeçilmez ödevdi.

Lider sultası yok edilecek , yerine ortak akıl hakim olacaktı .

İstişareye dayalı bir yapı kurulacaktı .

Bu topraklarda yaşayanların farklılıkları bir kilimi oluşturan desenler olarak kabul edilecek , zenginlik sayılacaktı .

Çokluk içinde birlik fikrinin güzelliği topluma anlatılacaktı .

Değişik fikirler , kabuller , düşünceler birliğin harcı kabul edilecekti.

Dahası siyasi yapı , alttan yukarıya doğru şekillenecekti . ..Askeri yapılanmanın aksine bir yapı arz edecekti.

Kutsal devlet anlayışı yerine kutsal insan fikri yerleşecekti.

Zira,insan mahsulü olan devlet kutsal olamazdı …İnsandı değerli olan ,insandı dokunulmaz olan , kutsal olan .

Velhasıl , siyasette ahlakı hakim kılma mücadelesi başlatılmıştı .

Günlük kaygılar , menfaatler , para kapıları yerine , idealizm , millet yararı , başkasının hukuku konacaktı .

Siyasete seviye gelmişti .

Doğrulara sahip çıkma , doğruların sahiplerini göz ardı etme anlayışı BBP ile birlikte hayat kazandı .

Esas olan milletin istikbali ve menfaati , gerisi angarya diyen bir anlayışın sahipleri oldular .

Büyük Birlik her dönemde ezber bozdu .

1991 ‘de beklentileri yanıltırken , 28 şubat sürecinde , milletten yana tavrıyla hep sivil ve milli durdu .

Siyaseti makam , mevkii , menfaat için değil milletin istiklali ve istikbali için yaptı …Yapıyor .

Başkasına çamur atarak , iftira ederek kendisini hiç yüceltmedi .

Muarruzlarına karşı dahi adaletli olmayı vazife bildi.

Eline taş almadı , çamur almadı , kir pas bulaşmadı hiçbir yerimize.

Hep temiz alanlarda yürümeyi , temiz kalmayı …Bir anda iktidar olup çamura bulaşmak yerine , temiz kalıp kahramanların yalnızlığında yaşamayı “dava” bildi .

Şimdi…

Şehit liderin arkasında , toz duman olmuş yollarda , bazı insanların ayak-bilek oyununu metod seçmesi talihsizliktir.

Hele iftiraya varan sözler ,yıkıcı , yok edici ithamlar , nurlu Alperenlere yakışır mı ?

Biz kitaplarımızda , yazılarımızda ve sözlerimizde böylesi garipliklere yer vermemiştik .

İçimizde bulunan ancak bizden olduğu şüpheli kimilerin “çamur oyununa ” kapılması tuhaftır .

En aykırı sözleri sarf edebiliriz …bu samimiyetimizdendir . Birbirimizden şüphe duymamız mümkün değildir . Bu saf olmamızı gerektirmiyor .

Birilerinin huzurunu bozmak , içimize nifak sokmak için sinsi oyunlara girişebileceğini biliyoruz.

Lakin iyi niyetle , ben bu işi yaparım diyenleri de dışlayamayız , onlara kem söz söyleyemeyiz.

Dil önemli üslup daha önemlidir .

Büyük Birliğin farkını yok etmek niyetinde olanlara bir çift sözüm var : Genlerimize işlemiş , hoşgörü , fedakarlık , milletin yanında olma eğilimi…Başkasının nefsini kendi nefsimiz bilme emelyesi .

Biz var olan siyasi akımlardan ahlaken farklıyız , siyaset etme biçimiyle farklıyız , inanma , inandığını yaşama anlamında farklıyız .

Hele iftira , itham , dedikodu gibi pis alışkanlıklardan çok uzaktır BÜYÜK BİRLİK FEDAİLERİ .

Öyleyse havada uçuşan bu sözler , bu tavırlar neden ?

Aklı başa toplama zamanıdır …Birbirimizi örselemeye , birbirimizin omzuna basarak birbirimizi küçük görmeye son …

Bu yol adamı adam etmez.

Birbirimize değer vermeliyiz. Birbirimizi yukarı çıkarmalı …Birbirimize örtü olmalıyız .

Büyük birlikçilik budur .

Sıradan siyasi yapılardaki hastalık bizde barınacak ve yer bulacaksa , niye varız ?

Söyleyin niye varız ?

Bir arkadaşımız , bir arkadaşımızı eleştirebilir …Onu uyarabilir , emribulmaruf , nehyil anil münken yapabilir …Bu bir mecburiyettir. Ama gıybet etmez , eksikliklerini araştırmaz , günah defteri tutmaz …Tutamaz .

Sözüm herkese .

Biz farklıydık …Farklıyız .

Farkımızı yok etmeye yönelik davranışlara izin vermemeliyiz.

Ocağımızda , partimizde , insan eti yememeli , fitne ve fesata kucak açmamalıyız .

Bu hareketin dinamik yapısı , her bir şeyi kendi tabi mecrasına mutlaka sokar …Hiç bir şey eğri durmaz bizde .

Sabır …Sukunet …Dua …Çalışma …Yine çalışma.


Remzi Çayır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates