Haberler

Başbakan Buyurdu: “Dininizi Terk Edin”

Elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı sayın Erdoğan’dan söz ediyoruz.
Başbakan’ın bu sözlü fermanının muhatapları kimler?
Diyar–ı gurbette, binbir çileye ve vatan hasretine rağmen hayata tutunmaya çalışan Müslüman Türk milletinin gurbetçi fertleri.

Gurbetin bütün zorluklarına rağmen, içinde yaşamaya çalıştıkları haçlı kültürünün bütün dışlama gayretlerine rağmen onları ayakta tutan zaten dinleri, dilleri ve bu aziz millete olan aidiyet duyguları.

İşte sayın Başbakan’ın fermanı tam da bu üç olmazsa olmazı hedef alıyor; “Bunları bir tarafa bırakın ve Alman toplumuna entegre olun” diyor.
Eminim sayın hacım, muhterem hocam bizzat başbakanın ağzından ve bizzat kendi kulakları ile bu cümleleri duydu fakat alkışlamaya devam etti.
Dönüp bir hafta sonra hatırlattığımızda, tekrar altını çizdiğimizde, işin vahametini ortaya koyduğumuzda sayın hacım; “hıg–mıg, keşke Haydar Hoca siyasete girmeseydi, siz de hükümetle çok uğraşıyorsunuz” demeye başlıyor.
Biz de diyoruz ki, sayın hacım, mihraptaki muhterem hocam! Peki siz niye uğraşmıyorsunuz? Dini, dili, vatanı savunmak sizin de öncelikli göreviniz değil mi?
Başbakan’ın ağzından bu talihsiz sözleri duyduğunuzda ilk feryat sizden yükselmeli değil miydi?
Bildiğim kadarıyla din görevlilerinin çeşitli sendikaları var.
“Dininizi, dilinizi, ırkınızı bir tarafa bırakın Almanlarla entegre olun” sözünü duyar duymaz bu sendikalar en sert açıklamaları yapmalı değil miydiler?
Herhangi bir siyasi partiye taraf olun demiyoruz ama siz, dinin, dilin, vatanın, bayrağın tarafı değil misiniz zaten? Bu olmazsa olmaz değerlerimize nereden ve kimden gelirse gelsin bütün saldırıların karşısında dikilmek her birimiz için asgari Müslümanlık, asgari vatandaşlık borcu değil mi?
Haydar Hoca siyasete girdi ve bu hakikatleri haykırıyor diye rahatınız mı bozuluyor?
Bundan sonra sayın Erdoğan’ı alkışlarken dedikleri ve yaptıklarını hatırlayacaksınız ve içiniz sızlayacak, rahatınız kaçacak, kendi kendinizle hesaplaşacaksınız. Bu bile bir aşama, bir kâr değil midir?
Ne zaman ellerinizi iktidarı alkış için kaldırırsanız bu cümle karşınıza dikilecek; “dininizi, dilinizi ve ırkınızı bir tarafa bırakın Almanlarla entegre olun”.
Ne zaman sayın hacım, sakalını sıvazlayarak Erdoğan’ı selamlarsan, hemen karşına, 2006 Temmuz ayında resmi gazetede yayınlanan ve domuzu kasaplık hayvanlar listesinde sayan hükümet kararı dikilecek. Zinanın suç olmaktan çıkarılışı dikilecek, ecnebilerin eline geçmiş bulunan yüz milyonlarca metre kare vatan toprağı dikilecek, elden çıkarılan maden yatakları dikilecek, satılacak bir şey kalmadığı halde borcun gırtlağa dayanmış olduğu gerçeği dikilecek…
Vicdanınızla başbaşasınız ama artık rahat alkışlayamayacaksınız.
Allah korusun, dini bırakarak karşılığında ne elde edilirse edilsin sonuç hüsrandır.
Allah korusun, dili bir tarafa bırakarak karşılığında ne elde edilirse edilsin sonu rüsvaylıktır.
Allah korusun, Müslüman Türk milletine aidiyet duygusunu bir tarafa bırakarak ne elde edilirse edilsin sonu toptan kaybetmektir.
Daha önce sarfettiği; şehitlere “kelle” bebek katiline “sayın” sözleri başbakanın siciline yazıldığı gibi, son sözleri de yazıldı ve zihinlere kazıldı.
Böyle bir sözün bir başbakanın ağzından hem de gurbetçilere hitaben çıkmış olması, hem kendisi hem de ülkemiz açısından büyük bir talihsizliktir.

Aziz KARACA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates