Haberler

Ülkücünün Halinden Ülkücü Anlar

Yılda bir kez elinde ibrik rahmetli Türkeş'in mezarını sulamakla "Ülkücü" olunmaz
Adana davasından yargılanıp uzun süre hapis yatan bir gurup ülkücü MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’ye mektup göndererek, Ülkücülüklerinin emniyet ve yargı tarafından tescillendiğini belirterek, zavallı ve bu kutlu hareketin müsvettesi şeklindeki sözlerine tepkilerini dile getirmişler.

Ülkücünün halinden ülkücü anlar.

Devlet Bahçeli’nin bu arkadaşların sitemlerinden bir şey anlayacağını sanmıyorum.

Ülkücüler meydanlardayken Bahçeli kendisi için –özel olarak açılmış- asistanlık kadrosunda memuriyetine devam ediyordu.

Ülkücüler mahpuslarda, işkence hanelerde, idam sehpalarında savrulurken de Bahçeli yoktu.

Sonrasında da kimse Bahçeli’yi görmedi.

Genel başkanlığı döneminde de tek bir mağdur ülkücünün evini ziyaret ettiğini veya cenazesine katıldığını gören olmadı.

Ülkücü hareket cevval, enerji dolu bir hareket.

12 Eylül’den önce bir iman seline dönüşen bu gençliğin ne ve neler yapabileceği görüldü.

Onun için herkes böyle bir hareketi kontrolünde tutmak ister.

Kontrolün en önemli veçhesi de ideolojik kontroldür.Ülkücülüğü resmi ideolojinin bir türevi haline getirmektir.

Bugün gelinen noktada MHP yönetimine hakim olan Milliyetçilik-Ülkücülük anlayışıyla resmi ideoloji arasında benzemezlikler bulabilmek neredeyse imkansızdır. MHP resmi ideolojiye yaklaştıkça CHP, DSP ve sistemin diğer uzantılarıyla, ittifak yapma, cephe kurma imkanları da artmıştır. Geçmişte de MHP yönetimi sistemin sağ ayağı olmaya razıydı. Ama taban sistemin payandası olmaya razı olmadığı için MHP yönetiminin her istediğini yaptırabilme veya yapabilme şansı yoktu. Bahçeli döneminde sinsice yürütülen ülkücüleri ehlileştirme, derin yapının kirli bir parçası yapma çalışması tabanı da belli bir noktaya getirdi.Artık Ülkücülerden iman eksenli itiraz sesleri duyulmuyor. Ben Baş örtü düşmanlarıyla, Kuran kurslarını, İmam hatipleri kapatanlarla bir araya gelemem sesleri yükselmiyor. Bu ülkenin mukaddeslerine savaş açanlarla aynı yerde olmanın hesabını mahkeme-i kübra’da veremem diyenlere rastlanmıyor. Halbuki bu yolculuk herhangi bir fani için değil Allah’ın rızası ve ülkenin menfaati içindi. Dün yüzlerce gencimizin şehadetine, binlercesinin mahpus damlarında çürümesine vesile olanlarla bugün aynı safta olmak dün verilen şanlı mücadeleyi de ret etmektir.

Bahçeli’nin gönderilen mektuptan etkileneceğini,hata yaptım diyebileceğini sanmıyorum. MHP nin bugünkü çizgisi dünü inkar eden, hatta onu yük gibi görüp ondan kurtulmaya çalışan bir çizgi. Dün, bugün MHP nin varmak istediği noktanın önünde duran en büyük engel. MHP resmi ideolojinin parçası olmaya çalıştıkça önüne dünü çıkıyor.MHP nin dünü,MHP nin bugün olmak istediği şeye müsaade etmiyor.Bahçeli dünü ret ederken bu gerçekten hareket ediyor. İnşa etmek istediği MHP nin dünü yıkmadan kurulamayacağını biliyor. Onun için Bahçeli’den kimse ülkücü duruşu ve hassasiyeti beklemesin. Bu dünya bir imtihan dünyası, herkes görevini yapıyor. Ülkücünün görevi Allah’ın rızasını kazanmaktır, Baykal’ı veya Rahşan’ı sevindirmek değil!…

İrfan Sönmez

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates