Haberler

Hakkari- Kırgızistan -Tuva

" Türk'e düşman olan Kürt, Kürt değildir, Kürt'e düşman olan Türk, Türk değildir."   Ziya Gökalp

Kürtleri Türklerin bir kolu olarak yorumlamak, siyasi bir söylemden değil, tarihi ve sosyolojik kaynaklara dayanmaktadır.Bu konuda yurt dışında ve yurt içinde bir çok araştırma yapılmıştır." Tarihi ve ilmi delillere dayanan bu gerçeğe rağmen kimseyi zorla Türkleştirmek gibi bir gayemizde yok.Derdimiz konu ile ilgili bilgileri daha çok insanla paylaşıp bölücülere karşı bir millet olduğumuzu delilleri ile ortaya koymak.Mehmet Niyazi Özdemir Hocamızın söylediği gibi " Milliyetin tayininde iki etken vardır. Biri psikolojik diğeri sosyolojiktir. Oğuz Kağan'ın öz torunları, ben Türk değilim diyorlarsa kimse onları Türk olmaya zorlayamaz.Hiç kimsenin de Kürtlerin milliyetini tayin etme hakkı yoktur.Kendilerini hangi milletten hissediyorlarsa o millettendirler.Ancak aidiyet şuuru (psikolojik boyut) genellikle sosyolojik boyuta bağlı oluyor.

Alperen Fikir Akademisinin geçen ay ki konuğu Sosyolog Dr. Mustafa Aksoy Hocamızdı.Türkiyede yıllardır konuşulan Doğu Meselesi üzerine çalışmalar yapmış olan Aksoy Hoca araştırmalarını Alperen Akademi ile paylaştı ve bundan sonrada inşallah www.afademi.org sitesinde yazmaya devam edecek. Aksoy Hocanın ifadesiyle " Dişiniz ağırırsa diş doktoruna gözünüz rahatsızsa göz doktoruna gidersiniz, Türkiye'de bu konuda doktora yapmış tek kişi olduğum halde neden bu konuda konuşanlar bu güne kadar benden görüş almazlar anlamak mümkün değil." Üstelik Aksoy Hoca Dış İşlerinden, MİT 'e , Genelkurmay'dan tüm siyasi partilere kadar bütün ilgili kurumlara çalışmalarını göndermiş.Birileri görmezden gelsede biz karınca kararınca gerçekleri insanımızla paylaşmaya devam edeceğiz.

Kendisi de Oğuzların Kürt boyundan olan hocamız ( Kürdün Hasosuyum diyor) Kırmanç ça da asil soylu manasına gelen Torun aşireti mensubu.Biraz sonra anlatacaklarıma inanmayabilirsiniz, ancak gördüğünüz fotoğrafları inkar etmeniz mümkün değil diyerek başladığı konferansı kısaca sizlerle paylaşmak istedim.

Türk Dünyasını bir baştan diğer başa gezmişti Aksoy Hoca ve Hakkariden Kırgızistana, Moldova'dan ( Gagauz Yeri) Tuva'ya kadar bütün Türk Dünyasında, aynı halı kilim motif ve damgalarını, balbalları (insan suretli mezar taşı) ve koç başlı mezar taşlarını fotoğraflamıştı.Hakkari de dokunan bir halı motifinin aynısı yalnız Anadolu'nun değişik bölgelerinde değil, Türkmenistan ,Azerbaycan hatta Tuva Türklerinde ( Tuva Türkleri Rusyanın Novo-Sibirsk bölgesinde yaşarlar) de bulunuyordu.Tarihte ilk olarak Moğolistan da (Türklerin tarih sahnesine çıktıkları ilk yer) rastlanan balballara Hakkaride de rastlamak mümkündü.Yine Dünya üzerinde Türklerden başka hiçbir millette bulunmayan Koç başlı mesar taşları bütün Türkistan da görüldüğü gibi Anadoluda ve bu gün Türklerden ayrı bir etnik kökten geldiği ileri sürülen Kürt ve Zaza köylerinde de mevcuttu.Mustafa Aksoy Hocamızın çalışmaları sayesinde bütün bu gerçekleri delilleri ile görme imkanına sahip olduk.

Kazakistan da okuyan bir öğrencisinin başından geçen olay ise oldukça ilginç.Hakkarili bir öğrenci okulda tanıştığı bir Kırgız kızıyla evleniyor.Tatilde Hakkariye ailesine tanışmaya getiriyor gelin hanımı.Evde ki sohbetten sonra Türkçe bilmeyen Kırgız gelin ile Kırmaççadan başka bir lisan bilmeyen kayın validesi ile yemek yapmak için mutfağa giriyorlar.Her ne hikmetse birbirleriyle çok güzel anlaşıyorlar.Çocuk hanımına nasıl anlaştınız deyince " O Kürtçe konuştu bende Kırgızca konuştum anlaştık diyor.Tabii öğrencisi de bu nasıl oldu diye Hocaya soruyor.İşin aslı bugün Kürtçede Orta Asya Türklüğünü kullandığı 500 den fazla kelime var.Örneğin Kürtler de Orta Asya Türkleri de ekmeğe " nan" geline buk veya "büke" derler.Yani aslında ikiside Türkçe konuşuyorlar.Mutfakta ki anlaşmanın sırrı bu...

Mustafa Aksoy Hocamızın internet sitesi ve makalelerinde konu ile ilgili çok önemli bilgiler mevcut.Daha önce de bu konuda yazdığım için, yazımı Hoca'nın sorularıyla noktalıyorum:


" Bir kültürün en keskin yapısını doğum, evlilik ve ölümde görürüz.Dolayısıyla Türk kültüründen ayrı bir Zaza ve Kürt kültüründen bahsedenlerin şu sorulara cevap vermesi gerekir; Zaza ve Kürt doğum ve evlilik adetlerinin Asya Türkleriyle aynı olmasını nasıl açıklarsınız? Doğu Ve G Doğuda ki koç başlı mezar taşları neyi anlatıyor ve tarihi kaynağı nedir? Bu taşların ilk örneğinin Altaylar ve Moğolistan'da son örneğinin de Tunceli merkezinde 1965 tarihli olarak görülmesi bir tesadüf müdür? Kürtçülerin önemli bir kısmının iddia ettikleri gibi Kürtler Farsların bir koluysa bu taşlar Farslarda neden yok?Eğer Zazalar ve Kürtler bu üslubu etkileşim sonucu Türklerden aldılarsa, Türklerle etkileşim içinde olan diğer halkar neden almamış? Diğer yandan Kürt Zaza ve Türklerin halı kilimlerinde ki damgalar aynı iken Farsların damgalarının farklı oluşu nasıl açıklanır?Tunceli, Diyarbakır, Hakkari, Şırnak vb illerdeki okuma-yazma, hatta Türkçe bilmeyen kadınların Türkiye'den Sibirya'ya kadar olan coğrafyada ki Türk kadınlarıyla aynı damgaları taşıyan halı-kilimleri dokumalarını nasıl açıklayabiliriz?( bu konuda geniş bilgi ve fotoğraflar için bakınız:www.mustafaaksoy.com)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates