Haberler

Pakistan'da Darbe Anayasası Rafa Kalkıyor!

Pakistan Meclisi oybirliği ile yeni bir anayasa değişikliği gerçekleştirdi ve bağımsızlığından bu yana etkin olan askeri darbelerin üzerine kalın bir çizgi çekmeyi başardı.

Türkiye’de anayasa değişikliği ve bu yolda siyasi uzlaşı tartışmalarının tavan yaptığı bir dönemde Pakistan Parlamentosu, anayasa değişikliğini siyasi partilerin büyük çoğunluğunun uzlaşması sonucu 8 Nisan 2010 da hiçbir karşıt oy olmadan oybirliği ile geçirdi. 15 Nisan 2010 itibariyle Pakistan senatosundan da geçen anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi devlet başkanı Asıf Ali Zerdari’nin imzasına kaldı.

Böylece, Pakistan’ın asıl “parlamenter anayasası” sayılan 1973 anayasasına daha sonraki askeri dönemlerde devlet başkanlarının yetkilerin artıran ve ülkeyi bir yarı başkanlık sistemine çeviren değişiklikler üzerine kalın bir çizgi çekildi. Anayasa aslına çevrilmekle kalmayıp parlamenter anayasa açısından 1973 den daha da ileri adımlar atıldı.

Aslında Pakistan anayasa deneyimi oldukça inişli ve çıkışlı bir süreç yaşadı. Ülkenin İngiltere Krallığı’ndan bağımsızlığını kazandığı 14 Ağustos 1947 den bu tarafa üç anayasa tecrübesi yaşandı. 1956, 1962 ve nihayet ülkenin ik “parlamenter anayasası” kabul edilen, fiilen de öyle olan ve geniş bir siyasi uzlaşmanın ürünü olarak meclisten ittifakla geçirilen 1973 anayasası.

1973 anayasası ile üç konu üzerine yaygın uzlaşı sağlandı: İslam’ın rolü, federal hükümet ile eyaletler arasında iktidar paylaşımı ve devlet başkanı ve başbakan arasında yetkilerin dağıtımı. Anayasaya göre senato ve ulusal meclisten oluşan iki meclisli bir yasama organı oluşturdu. İslam devlet dini olarak ilan edildi ve Anayasa ülkeyi Pakistan İslam Cumhuriyeti olarak isimlendirdi. Devlet başkanı ve başbakanın Müslüman olma şartı getirildi. Müslüman olmayanlara bu iki makam dışında her bir makama gelme serbestisi verildi.

Ancak, anayasaya müdahaleler gecikmedi. 1977 de işbaşına gelen General Ziyaülhak anayasada yaptığı değişikliklerle ülkeyi yarı başkanlık sistemine doğru yönlendirdi. Devlet Başkanına parlamentoyu feshetme ve başbakanı görevden alma yetkilerini verdi. Daha sonra işbaşına gelen Nevaz Şerif hükümeti anayasada yaptığı değişiklikle bu yetkileri başkanın elinden aldıysa da 1999 da Nevaz Şerif’i devirerek darbeyle işbaşına gelen Perviz Müşerref anayasada yaptığı değişikliklerle bu yetkileri yeniden devlet başkanına verdi.

Şubat 2008 seçimleri sonrasında parlamentonun Başkan Perviz Müşerref’in muhaliflerinden oluşması bir yerde Müşerref’in de sonunu hazırladı ve Müşerref Ağustos 2008 de devlet başkanlığından istifa etmek zorunda kaldı.

Seçimler sonrası işbaşına gelen hükümet ise anayasa değişikliği çalışmalarına başladı ve anayasa değişikliği 8 Nisan 2010 da hiçbir karşıt oy olmadan oybirliği ile kabul edildi.

Anayasa değişikliği ile ilgili en önemli ve ilginç nokta devlet başkanı, başbakan, parlamentonun her iki kanadı, muhalefet partileri ve hatta ordunun da aynı tarafta olması ve anayasa değişikliğini desteklemesi oldu.

Pakistan’da 18. Anayasa değişikliği olarak bilinen değişiklikle 1973 Anayasasında 95 değişiklik yapılıyor ve bu değişiklikler mevcut anayasanın 70 maddesini etkiliyor.

Peki, bu değişiklikler neler içeriyor:

Öncelikle ve genel manada 1973 anayasası üzerinden darbe liderlerinin izleri siliniyor: Darbe liderleri zamanında güçlendirilen başkanlık müessesesi iyice zayıflayarak sembolik bir makama dönüşüyor. Bu anayasa değişikliği 1973 yılından bu tarafa ilk defa devlet başkanının güçlerini tırpanlıyor.

Devlet başkanı elinden parlamentoyu feshetme, başbakanı görevden alma ve genelkurmay başkanını atama yetkilerini alıp başbakana veriyor: Ülkede parlamenter demokrasiyi teşvik ediyor. Federal bir yapıya sahip Pakistan’da eyaletleri güçlendiriyor, iki dönemden fazla başbakanlık yapmanın önünü açıyor. ( Bu konu gerek Nevaz Şerif ve gerekse de bir suikasta kurban giden Binezir Butto önünde anayasal bir engel oluşturuyordu.)

Ayrıca, ülkede bazı kesimler içersinde rahatsızlık oluştursa da, Kuzey Batı Sınır eyaletinin ismini Hayber Pahtunha olarak değiştiriyor.

Değişiklikler uyarınca mahkemeler, anayasanın askıya alınmasını onayamayacak. Yargıçları bir adliye encümeni atayacak. Devlet başkanı eyaletlerde tek taraflı olarak olağanüstü hal ilan edemeyecek.

Anayasada yapılan yeni değişikliklerle Pakistan Parlamentosu ülkenin bağımsızlığını kazandığından bu tarafa geçen vaktin yarısından çoğunda etkin olan askeri hâkimiyetin anayasa üzerinde bıraktığı derin izlerin üstüne kalın bir çarpı çekti ve ülkeyi parlamenter anayasa rayına yeniden oturttu.

Ülke içinde ve sınırlarında binbir gaile ile uğraşmakta olan Pakistan’da yaygın bir siyasi uzlaşı ile ve fazla gürültü yapmadan ülkeyi daha sivil ve dengeli bir siyasi yöne doğru götürecek yeni bir anayasa yürürlüğe sokmak hayırlı bir gelişme olsa gerektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates