Haberler

"PİÇ"leşmek...


Piç, sadece babası belli olmayan ve bu yüzden de nüfus cüzdanına yazacak soyadı bulamayan mıdır?..

Tabii ki hayır…

Babası belli ne piçler vardır!.. Bunlarla birçok yerde karşılaşırsınız. Bazen bir gazete sayfasının köşesinde, bazen bir televizyon ekranında, bazen bir üniversite kürsüsünde, bazen boğaza nazır bir yalıda, bazense ceylan derisi koltuklarda görürsünüz bunları…Görürsünüz ve acımakla tiksinmek karışımı duygular hisseder veya lanet okuyup o kösele derisinden yılışık suratlarına tükürmek istersiniz. Sonra tükürüğünüze acır, geri yutarsınız.

İşte bunlar babasından bihaber olan değil, milli kimliğinden, milli kültüründen, milli tarihinden, daha doğrusu milliyetiyle ilgili her şeyden bihaber olan zavallı mahluklardır.

Sorarım size; hangisi daha piçtir?.. Babası belli olmayan mı, yoksa bu bahsettiklerimiz mi?..

Cevap ortada aslında…Bir insanın babasının belli olmaması, kendi arzusu dışında olan bir şeydir. O yüzden bu zavallıyı, “piçlik”le suçlayabilir misiniz? Bu haksızlık olur. Çünkü dünyaya gelmek veya gelmemek, insanoğlunun elinde olan bir şey değildir.

Ama bir de işte bu yukarıda bahsettiğimiz “gönüllü piçler” vardır. Bunlar tamamen kendi arzularıyla piçleşmişlerdir. Dünyaya babaları belli olarak gelmişlerdir belki ama sonradan milli kimlikleri ve milli şuurları bulanmış ve belirsizleşmiştir.

Kendilerine bile yabancılaşmışlardır. Türk olarak dünyaya gelse bile Türk milli kimliği yerine başka bir kimliğin gururunu gönlünde taşıyan, kendini “Avrupalı” veya “Batılı” olarak tanımlama çabası içinde olan, başka kimliklere bürünmeye özenen ne idüğü belirsiz yaratıklardır bunlar!

Bunlar ya Avrupa’nın, Amerika’nın; ya da azınlıkların sözcüsü ve yardakçısı olurlar. Birçoğu geçmişin komünisti, bugünün liboşudur. Gerekirse deve, gerekirse kuş olurlar. Ama ne olurlarsa olsunlar, değişmeyen şudur: Her zaman Türk’ün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin karşısında, Türklük düşmanlarının ise yanındadırlar.

Bu, o derece bir piçleşmedir ki; tüm değerlerini yitirmiş, onursuzlaşmış, zerre kadar gururu olmayan, şerefsizleşmiş ve kimliksizleşmiş bir ruhsuz beden haline gelmişlerdir.

“Biz kendi başımıza adam olmayız, bizi ancak AB adam eder” veya “Küçük Amerika olacağız” gibi böğürtüleri, bunların ağzından sık sık duyarsınız. Aslında bu böğürtüler dışında pek bir şey de söylemezler. Çünkü kapasiteleri bununla sınırlıdır. Bir de bu böğürtüleri biraz süslemek için aralara “demokrasi”, “insan hakları”, “özgürlük”, “küreselleşme” gibi , tam olarak anlamını bile kavrayamadıkları emperyalist uydurması kavramları sıkıştırırlar.

Böyleleri “Türk” diyemezler, “Türkiyeli” derler; “millet” diyemezler, “halklar” derler; “vatan” diyemezler, “toprak” derler… Çünkü milli şuurdan yoksundurlar ve Türk olmanın bir övünç olduğunun farkında değildirler. Bu vatanın ne zorluklar içerisinde, ne fedakarlıklarla ve ne kahramanlıklarla kurtarıldığını bilmezler. Böylesine “şanlı bir tarihin çocuğu” olduklarından habersizdirler. İşte bu yüzden “piç”tirler…

Nejdet Sançar hocamızın deyimiyle, “Milli ruhun ışıklarından mahrum kalmış” zavallılardır. “Zavallı” diyorum, çünkü bunlar acınası mahluklardır!

Tarihini yazmaya kalksanız, her satırda “soykırım”, “vahşilik” ve “barbarlık” kelimeleri geçecek olan Batı’yı, “çağdaş”, “medeni” ve “demokrasi cenneti” olarak görürlerken; Türk olmaktan ise haya duyarlar ve bu yüzden aşağılık kompleksi içerisindedirler. Oysa ki aşağılıklıkları, Türk olamamalarından kaynaklanmaktadır.

Onlara sorsanız, “dünya vatandaşı”dırlar veya “Avrupalı”dırlar. Aslında kendilerini bu şekilde tanımlamaları, kendilerine bile yabancılaştıkları-nın ve dolayısıyla piçleştiklerinin bir itirafıdır. Öyle ya, “Ben dünya vatandaşıyım” demek, “Benim ne idüğüm belirsiz” demek değildir de nedir?..

Her şeyleriyle Batılı efendilerine sadık olmak, batı kavramlarıyla düşünmek ve konuşmak, her şeye batılıların gözüyle bakmak, yabancılar için fikir ya da proje üretmek, sipariş üzerine düşünmek ve Batı’dan “aferin” almak için hareket etmek, piçleşmiş bir mahlukun kendine has davranışlarıdır. Bu davranışlar, beraberinde bir “hiç” olmayı da getirir. Hiçleşmek ise daha da piçleştirecektir. Yani “piçleşmek” ve “hiçleşmek” bir kısır döngü içerisinde sürekli birbirini besleyecek ve piçleştikçe hiçleşecek, hiçleştikçe de piçleşeceksiniz.

Bu piçleşmişler sadece, küresel hegemonyalarını sağlamak için ulus devletleri ortadan kaldırmayı hedef bellemiş küresel sömürgecilerin işine yararlar. Çünkü sömürgeciler, işbirlikçilerini, böyleleri arasından seçerler. Zaten onlar da doğaları gereği, boyunduruk altına girmeye pek meraklıdırlar. Batılı efendilerinden duyacakları bir “aferin” veya banka hesaplarına yatacak birkaç bin dolarla beslenir ve ukalaca tavırlar takınarak, her ortamda çok bilmişlik yapmaktan ve pişmiş kelle gibi pis pis sırıtmaktan geri durmazlar.

Piçleşmek öyle kötü bir şeydir ki; mesela, amcanızın katillerini besleyen bir Avrupa ülkesine bile şirin görünmeye çalışır, onlardan geçer not alabilmek için yırtınırsınız. Yeri gelir, bu uğurda şebek bile olursunuz!..

Her devrin piçleri, içinde bulundukları devrin şartlarına göre söylemler belirlerler. Geçmiş zamanınkiler, Amerikan veya İngiliz mandası altına girmeyi dillerine dolamışken; günümüzün zamane piçleri ise Avrupalı olmayı veya Büyük Ortadoğu Projesinin yıldızı olmayı amaç bellemişlerdir. Zaten piçleşmiş birinin de himaye altına girmek veya başkalarına benzemek ya da başkalarının amaçları için araç olmaktan başka hedefi olamaz.

Ayrıca, ülkenin ve milletin içinde bulunduğu tehlikeleri dile getirenleri ve emperyalist planlara karşı toplumu uyaranları “paranoyaklık”la veya “komplo teorisyenliği”yle suçlama gereği hissetmek, piçleşmiş birinin tipik davranışlarındandır.

Piçleşmenin, piçleşmiş yazılı ve görsel basın vasıtasıyla geniş kitlelere bulaşma niteliği taşıması ise en büyük tehlikedir ve işin en acı tarafı şu ki; Osmanlı’nın son dönemlerinde olduğu gibi, bugün de “Türkleri bağlamışlar, piçleri salmışlar”dır.

Bu mide bulandırıcı piçleşmişlere karşı tepeden tırnağa Türkleşmek gerek!

TOLUNAY KUTOĞLU

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates