Haberler

Kiminle Yatacağını Şaşırmış Aile Kadınları


Hayat, kiminle yatacağını şaşıran kadınların ve onların etraflarındaki erkeklerin hikayesinden ibaret olmadığı için, dünyanın her televizyonunda da 24 gibi, Lost gibi, Tudors gibi diziler yayınlanabilir.

Bu yüzden, toplumu şekillendirmede çok büyük payı olan Türk dizilerinin tek tema seçimindeki ısrarlı ortaklık, kimse kusura bakmasın, 'çok fazla tesadüf' gelmeye başladı bana...

Aliye'de, kadın zalim kocası ile iyi kalpli sevgilisi arasında gidip gelir...
Sıla'daki kadın ise şehirli eski nişanlısıyla doğulu Boran ağa arasında...
Bir Bulut Olsam'da Narin, psikopat amcaoğlu ile diğer alternatifler arasında sıkışır...

Asi'de, sadece Asi değil, kız kardeşi de 'esas sevdikleri' ile diğer seçenekler arasında her nedense, gidip gelmek zorundadır...
Hatırla Sevgili'de ise kadın, aralarında gidip geldiği erkeklerden birinin çocuğunu ondan habersiz doğurur, ancak başka birini o çocuğa baba yaptıktan sonra, eskisine dönebilir...
Aşk Yakar'daki kadın, nikahtan önce kendisini terk eden adamı vurur, kendisine sahip çıkan savcı ile unutamadığı eski sevgilisi arasında gel gitler yaşar...
Dudaktan Kalbe, sevmesini bilmeyen bir adamın hikayesi olmaktan çıkar; başrol kadını, kemancı ile dayı oğlu arasında gidip gelmekten perişan olur...
Aşkı-ı Memnu'nun Bihter'i yaşlı kocası ve kocasının yeğeni arasında metronom çubuğu gibi salınır. Romanda bu duruma fazla dayanamayan Bihter'in intihar etmesine rağmen, dizide bu gidiş geliş daha da uzayabilsin diye intihar olmaz...
Daha fazla sayayım mı?
Yoksa bu kadar örnek, Türk dizilerindeki hemen hemen bütün kadınların 'aşk' adı altında en az iki seçenek arasında gidip gelen profillere dönüştürüldüğünü; bütün erkeklerin ise boynuz parlatma yarışmalarına aday gösterildiğini anlatmak için yeterli mi?
Şimdi...
'Tesadüf' diyenler olacaktır...
'Aman canım dizi film teması başka ne olabilir ki' diyenler olacaktır...
'Toplumun merakı bu konulara... Dizi toplumun aynasıdır' diyenler olacaktır...
Ancak; hayatta savaş vardır, terör vardır, ölüm vardır, mücadele vardır, bilim vardır, kurgu vardır, mizah vardır, siyaset vardır, tersane vardır, sevinç vardır...
Hayat, kiminle yatacağını şaşıran kadınların ve onların etraflarındaki erkeklerin hikayesinden ibaret olmadığı için, dünyanın her televizyonunda da 24 gibi, Lost gibi, Tudors gibi diziler yayınlanabilir.
Bu yüzden, toplumu şekillendirmede çok büyük payı olan Türk dizilerinin tek tema seçimindeki ısrarlı ortaklık, kimse kusura bakmasın, 'çok fazla tesadüf' gelmeye başladı bana...
Kadının toplumsal ve bireysel özgürlük mücadelesi; bağımsız kadının liberal cinsel hayatını anlatan diziler falan da değil bunlar... Birer Sex and the City değil... Olsa, ona şapka çıkartılır...
Ama tüm topluma sabahtan akşama kadar boynuzlu adamlar ve kiminle yatacağını şaşırmış 'aile kadınları' izletmek ısrarı, sanırım RTÜK ile beraber, Kültür Bakanı ile Aileden Sorumlu Bakan'ın da ilgi alanlarına girmeli artık...
Dizilerin, böyle bir mobilize 'aile modeli' temasındaki inadı 'tesadüf'e de takla attırmak üzere çünkü.


Atılgan Bayar
Akşam Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates