Haberler

Kalem Haysiyeti"ne Sahip Çıkanlara Teşekkür Ederiz!...

Medyada ne kadar satılmış ve şerefsiz varsa "mal bulmuş mağribi" edasıyla Alperenlere çamur atıyor ve eylemin gâyesini çarpıtmaya devam ediyor...

Bundan sonra kendisinin üslup seviyesine düşmek istedikleri takdirde Alperenlerin, bütün küfür ve hakaretlerine peşinen ve seve seve kucağını açan Ertuğrul Günay denen bakan, hâlâ daha saçma sapan konuşmalar yapmaya devam ediyor...

Akif Beki denen lüzumsuz bile yalakalık gayretlerine giriyor, bir yerlere şirin gözükmek adına ben buradayım bakın demeye getiren bir yazı yazıyor…

Atsız’ın pespâye oğlu babasına küfür edercesine bize laf söyleyebilme cür’etini kendinde bulabiliyor…

Herkes bilmektedir ki protestonun İdil Biret’le alâkası yoktur ve bunu bile bile hâdiseyi başka taraflara çekmek nâdanlıktır…

Muhsin Başkan yok diye cesaretleri kavîleşenler, bizleri tanımazmış, kimi ne kadar kaale alacağımızı bilmezlermiş gibi bir linç kampanyasına bütün süratle devam ediyorlar…

Bu minvalde başta Arzu ERDOĞRAL, Resul TOSUN, Ali İhsan KARAHASANOĞLU olmak üzere Alperenlerin hakkını teslim eden yazılar yazan bütün basın mensuplarına teşekkür ediyoruz.

Önyargılarıyla değil de vicdanlarıyla yazdıkları, kalemlerinin haysiyetine sahip çıktıkları ve hadiseyi çarpıtmadıkları için...

Buradan bize söylemiş oldukları “barbar, kopuk, serseri, ilkel yaratık v.s.” bütün sıfatları hâiz medya şarlatanlarına sesleniyoruz: Kendi haysiyeti olmayanların kalem haysiyeti olur mu bilemiyoruz lakin, sarf etmiş olduğunuz sözlerin cevabını bir gün muhakkak alırsınız da “basın ahlâkı” adına kaleminizin haysiyeti olsun, sadece bunu temenni ediyoruz…

Bu memlekette satılmışlar şunu akıllarına iyice koymalılar ki Alperenler susmayacak, çatlasanız da patlasanız da susmayacak…

Basının ahlâklı kalemlerine bir teşekkür mâhiyetinde Sn. Arzu ERDOĞRAL’ın yazısını aynen iktibas ediyoruz…



Özür dileyecek kadar erdemli olan bu gençler, ne ilkel yaratıkmış, ne de barbar


Gel de konuşma, gel de sus…

Biri çıksın “başörtüsü takıp” eğlensin, diğeri “türbanlı kızlar ile kim evlenecek?” desin, bir başkası “türbanlı kızlarla evlenen adamlar, neden hep türbansız sevgililer buluyorlar?” diye malzemeye tuz biber eksin, öbürü “Çin’i savunup Doğu Türkistan’lı Müslümanlar ile PKK’yı bir tutsun”, beri ki bir gazeteye” tetikçi” yakıştırmasında bulunsun…

Bir avuç genç, Topkapı Sarayının avlusunda ki konserde içki içilmesini, “Kutsal Emanetlere” saygısızlık olduğu düşüncesi ile protesto etsin, sonrasında ise ağza alınmayacak hakaretler işitsin…

Eee… Biz bu art niyetli girişimler karşısında ne yapalım?

Sıvışma bahanesi ile aman boş ver değmez bunlar için konuşmaya…
Biz konuşunca yanlış anlıyorlar…
Entelektüel takılalım, kızsak da belli etmeyelim. (Bazı ileri zeka gazeteci arkadaşlar böyle söylerlerde)

Ne yani bunları mı söyleyelim…

“Bu kadar şarlatanlık karşısında, söyleyecek tek bir sözümüz bile kalmamış ise, hiç kimse kusura bakmasın ama ben susmuyorum, benim gibi düşünenlerin susmadığı gibi”…

Biz, birilerinin bizi yanlış anlayabileceği bir saygısızlık ya da hakarette de bulunmuyoruz üstelik…

O zaman böyle tipler için neyi ispatlamalıyız?

Canavar olmağımızı mı?

Bu sebepten dolayıdır ki, böylesine saygısız ithamlarda bulunan kişilere, sadece istediği ve hak ettiği dilden cevap verilir…
------------------------
Size göre, kim bunlar?
Bu tipler sizi entelektüel, demokrat, ilerici ve aydın görseler ne olur?

Çok yazık size, ne kadarda küçüldünüz, artık sizi göremiyorum…
--------------------------
Şimdi hem bilerek saldırı da bulunanlara hem de onlara yaranmak için olmadık saçmalığa imza atanlara soruyorum…

Alperen Gençler, gerçekleştirdikleri protestonun konser ve sanatçı ile hiçbir alakası olmadığını söylediği halde, olayı hangi niyetle bu yöne çekmeye çalışıyorsunuz?

Bakan Günay, Ya siz…
Bu milletin Kültür Bakanı olarak, nasıl oluyor da bu gençlerden, "ilkel yaratıklar" ve "Türkiye'yi geri götürmek isteyen zavallılar" diye bahsedebiliyorsunuz?

Siz ne biçim bir bakansınız...

AKP’de, sadece milletvekili adayı olduğunuz günden, bakan oluncaya kadar ki süreçte, sizinle yaptığımız görüşmelerde, ne kadar da tarafsız bir tablo çizmiştiniz.

Bizde size inanmıştık…
Ne kadar da yanılmışız…

Huylu huyundan vazgeçmiyor işte…

Bu gençlere barbar diyecek kadar ileri giden Serdar Turgut, peki sen barbar kelimesinin ne anlama geldiğini biliyor musun?
--------------------
Akif Beki denilen şahsiyet, hele sen…

Nasıl bir provokasyona imza attığımı düşünebiliyor musun?

Bu gençler, konser ile ilgili bir eylemde bulunmadık dediği halde, sırf yalakalık yapmak için, “Tarafımı seçiyorum, özgürlüklerden yanayım. Beni de oraya yazın, ben de birinci avlu ahalisiyim” gibi ahmakça laflar ediyorsun…

Ne tarafı, ne özgürlüğü…
Kanal7’de, iki kelimeyi bir araya getiremediğin zamanlarda pek de sus pustun…
Ne oldu? Haksız yere kazandığın paralar ile dilini mi çözdürdün?
-------------
Star yazarı Eser Karakaş’ın beyefendi kişiliğine diyeceğim bir şey yok... Ama ne alakası var bu çocukların 28 Şubat aktörlerinden olan Aczmendiler ile…
Ayrıca rahmetli Yazıcıoğlu’nun tehlike olarak bahsettiği Alperen’ler değildi. Bu grubun arasına sızdırılmak istenenlerdi.

Birde yaşanan bu olayı, Sivas Hadisesi ile bir görenler de var ya…

Yuh olsun onlara da…
------------------
Olan bir gerçek var…
Alperenlerin içine bazılarını sızdırmak isteyenlerin, rahmetli Yazıcıoğlu’nun vefatının ardından boş durmayıp, bazı grupları, bu gençler ile çatıştırmak isteyip, her gelişmeyi fırsat bilmesi…
Oynanmak istenen oyuna ise bazı sazanların balıklama dalması…
---------------------
Bir de şunu sormak isterim; Topkapı Sarayı’nda Kutlu Doğum Haftası kutlamaları yapılsa ve Kuran okunsa ne yapmak isterdiniz?

Ben alkışlamak isterdim…

Ya siz…

Darbe mi?
----------------------
Medeniyet timsahlarına bir not
Avrupa`da saraylara yiyecek, içecek ve topuklu ayakkabı ile girilmez. İçeriye kedi köpek sokulmaz. Flaşlı fotoğraf çekilmez.
Çünkü: Tarihi dokulara zarar verilebilir düşüncesi ile YASAK…
--------------------------
Şimdi ne yapacaksınız?

Bu yazıyı bitirdiğim dakikalarda Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür, Topkapı Sarayı'nda ünlü piyanist İdil Biret ile görüştü ve kendisine çiçek sunarak, 3 gün önceki konser sırasında yaşanan olaylarla ilgili özür diledi.

Bu yaşanları büyük olgunluk ile yatıştırmaya çalışan Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı da canı gönülden kutluyorum


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates