Haberler

Çekin Pis Ellerinizi Alperenlerin Üzerinden

BBP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur, “Milli ve yerli duruşa sahip, her zaman ülkenin birlik ve beraberliğini savunan, Türk milletinin gözbebeği Alperen gençlerinin İstanbul’da yapmış olduğu demokratik tepkiye karşılık olarak, “ilkel yaratıklar” diyen Ertuğrul Günay adlı kültürsüz ve irfansız bir kişinin, devletin en önemli kurumlarından birinde Kültür Bakanı olarak görev yapması son derece vahim bir durumdur.

BAKAN PROVOKATÖR AĞZIYLA KONUŞUYOR.

Alperen gençlerine “İlkel yaratık” diyen bakan haddini aşmış, adeta bir provokatör ağzıyla konuşmuştur. Bakan, yapmış olduğu seviyesiz ve provokatif açıklamayla, iç ve dış odakları sevindirmiştir. Bir devlet adamına yakışır bir uslupla değil, Stalinist bir militanın bolşevik ağzıyla konuşmuştur. Bakan, hala soğuk savaş döneminden kalma militarist, statükocu, seçkinci, jakobenist solcu tavrını sürdürmektedir.

Milli kültürden ve milli tarih şuurundan nasibini almamış Günay’ın işi gücü egemen güçleri, çıkar çevrelerini, mutlu azınlığı sevindirmektir. Bakan, milli kültüre sahip çıkışıyla değil gayri milli ideolojilerin milletimize ve değerlerimize yabancı söylemleriyle karşımıza çıkmaktadır.

Bakan, bakanlık değil şov yapmaktadır. Egemen sınıflara, çıkar çevrelerine tekelci medyaya yaranmak için her türlü taklalar atmaktadır. Bakan, tribünlere oynamaktadır. Marjinal ve bölücü gurupları sevindirmek için, hedef olarak kendine son zamanlarda BBP’yi ve Alperen gençlerini seçmiştir.

Alperen gençlere yönelik son saldırgan açıklamasıyla, milli ve yerli değerlere düşman olan oligarşinin egemen sınıfın sözcülüğünü yaptığı bir kez daha kanıtlanmıştır.

Milli kültürden bihaber, tarih şuuru ve tarih bilinci gelişmemiş bir kişi olan Günay, tek parti döneminin jakoben elitist takımının günümüzdeki temsilcilerindendir.

Esas provokatörler, Topkapı Sarayı’na şarap sokanlar ve bu yapay gerilime zemin hazırlayanlardır. Topkapı olayı ile gündem değiştirilmek isteniyor. Kerkük ve Doğu Türkistan unutturulmak isteniyor. Kapalı kapılar ardında ülkenin geleceği ile ilgili kirli pazarlıklar yapılıyor. İçerde ve dışarıda ülkemizle ilgili birçok planlar hazırlanıyor, entrikalar çevriliyor. Karanlık odaklar, küresel güçler beşinci kol çeteler Türkiye’yi bölmek ve parçalamak isterken Topkapı olayı bahane edilerek gündem başka yerlere çekiliyor. Masumane ve iyi niyetli bir tepki yanlış yerlere çekilmek isteniyor.

TEPKİ SANATÇIYA VE KONSERE DEĞİL KUTSAL EMANETLERİN BULUNDUĞU TARİHİ MEKÂNDA YAPILAN HAYÂSIZLIĞA VE EDEPSİZLİĞEDİR.

Gösterilen tepki kurumsal bir tepki değildir. Önceden organize edilmiş bir gösteri değildir. Doğaçlama gelişmiştir.

Bir gurup duyarlı genç Topkapı Sarayı’nın “dua avlusu” olarak bilinen birinci avlusuna “Şarabını, minderini al, Topkapı’ya gel.”şeklinde yapılan bir çağrıya haklı olarak demokratik tepkilerini ortaya koymuşlarıdır.

Osmanlı ordularının sefere göndermeden önce din adamlarının davet edilip kuran okunduğu birinci avluya, kutsal emanetlerin olduğu yere yirmi dört saat kesintisiz kuran okunan bir yerin hemen yanındaki bir mekâna” şarabını al Topkapı’ya gel” deniliyor.Şarabını alanların koştuğu Topkapı Sarayı Osmanlı İmparatorluğu döneminde, devletin en önemli merkezlerinden biridir. İslamiyetin en önemli eserlerinin bulunduğu bir alanda içki servislerinin yapılması asla kabul edilemez. Kültür Bakanı Topkapı Sarayı’nda yapılan bu ahlaksızlığa izin verdiği için millete hesap vermesi ve istifa etmesi gerekirken pişkin bir şekilde davranıyor sağa sola saldırıyor.Bakan Milli Kültürden sorumlu olduğunu unutmuş, sadece şarapçıların şarap fabrikatörlerinin Bakanı gibi davranmıştır. Kutsal emanetlere saygısı olmayan büyük tarihi kültürel mirasımıza sahip çıkmayan bir avuç mutlu azınlığın Bakanı, Peygamber Efendimize ait kutsal emanetlerin manevi değerlerin bulunduğu bir yerde, milli tepkilerini hassasiyetlerini dile getiren Alperen gençlerine sarfetmiş olduğu o çirkin ifadelerle bir kez daha kimlerin Bakanı olduğunu göstermiştir.

Bakan, sarfettiği çirkin sözlerden dolayı Alperen gençlerinden özür dilemelidir. Gençlerin tepkisi dünyaca ünlü piyano sanatçısı İdil Biret’e ve onun verdiği caz konserine değildir. Gençlerin sanata ve sanatçıya yönelik tavırları yoktur. Gençler, her zaman kültür ve sanat insanlarına saygılıdırlar.

Alperenler konseri basmamış sadece mukaddes emanetlerin bulunduğu bir yerde gayri ahlaki bir organizasyona milli bir tepki koymuşlarıdır. Gençler Mukaddes emanetlerin bulunduğu Peygamber Efendimizin kokusunun hissedildiği tarihi mekânın şarapla sulanmasına karşı çıkmışlardır.

Tarihçi İlber Ortaylı da Topkapı sarayında Şarap rezaletine karşı çıkmış “bilseydim izin vermezdim” demiştir. Topkapı’dan sorumlu tarihçi İlber Ortaylı, yine bu şarap rezaletini “görgüsüzlük” olarak nitelendirmiştir. Gazeteci ve tarihi konularda eserleri olan Murat Bardakçı dahi "Kutsal Mekanlar'da içki içilmemeli"ve "Klasik Müzik konserlerinde içki içilmez ve içilmemeli" demiştir.

Kutsal emanetlere ev sahipliği yapan ve yirmi dört saat kuran- ı kerim okunan Topkapı Sarayı’nda şarap içme kuyrukları oluşacak, oluşturulan şarap standtlarında bedava şarap dağıtılacak, mini etekli kızlar şarap servisi yapacak, Topkapı sarayının bahçesine sere serpilip şaraplarını yudumlarken yüz metre ötede mukaddes emanetlerin bulunduğu Kültür Bakanının hatırına gelmeyecek.

Alperen Gençler kültüre ve sanata her zaman saygılıdırlar. Onlar ilim, irfan, kültür sahibidirler. Temel hak ve hürriyetleri savunan, bireysel özgürlüklere saygı gösteren Alperen gençler düzenlenen konsere değil konseri amacından saptıran organizasyondaki yanlışlara karşıdır.

İsteyen caz dinler isteyen rock, isteyen türkü dinler isteyen klasik müzik. Herkesin kültür ve sanat anlayışı farklıdır, kimse kimseye dayatma yapamaz.Topkapı Sarayındaki tepkiler de kamuoyu da biliyor ki piyanist İdil Biret ile uzaktan yakından alakası yoktur. Gençler yanından geçen İdil Biret’e tepki göstermemişlerdir. Ona karşı saygılı davranmışlardır.

Klasik müzik konserini dinleyenlere karşı hiçbir olumsuz tepki olmamıştır. İsteyen istediği müziği dinler. Kimse kimseyi rahatsız edemez.

Klasik müzik çağımızın önemli müzik dallarındandır. Klasik müzik, sadece sessiz ve sakin bir şekilde dinlenir. Patırtıyla, gürültüyle, şaraplar devirerek bu müzik dinlenmez.

KARTEL MEDYASI ALPEREN GENÇLERİ HEDEF GÖSTERMEKTEDİR.

Milli ve manevi değerlere düşman kartel medyası her zamanki gibi olayı yine saptırmış yanlış yerlere çekmiştir. Vatanperver Alperen gençleri hedef haline getirmeye çalışmışlardır.

ABD ve AB’nin stratejik maşası terör örgütü PKK’nın ve diğer sol terör örgütlerinin silahlı eylemlerini, devlet ve millet düşmanı hain faaliyetlerini demokratik bir olay olarak görenler, onları güya insan hakları adı altında savunan ve destek veren malum çevreler devlet ve millet sevdalısı Alperen gençlerin mukaddes değerlerimize yapılan saygısızlığı protesto etmek için yapmış oldukları demokratik ve olgun tepkilerini “Barbarlar konser bastı.”diyerek sahip oldukları yayın organlarında toplumu manüpule etmeye, yanlış bilgilendirmeye çalışmışlardır.Esas barbarlar Topkapı Sarayı’ndaki rezaleti ve kepazeliği savunanlardır.

Şanlı tarihimize saygısızlık yapanlar, küstahça davrananlar esas barbarların, ta kendileridir. Ortadan ne baskın var ne de kargaşa. Ama buna rağmen ruhlarını şeytana satmış işbirlikçi hainler Alperen gençleri bilerek hedef haline getirmeye çalışıyorlar.

Alperen gençlere saldıranların ideolojileri bellidir bunlar soğuk savaş döneminden kalma Marksist sol çevrelerdir. Solun bütün fraksiyonları yeni müttefikleri liberal çevrelerle birlikte Alperen gençliğe saldırmaktalar. Çünkü her iki grupta Milli ve İslami değerlere düşmandır. Ortak hareket etmelerinin sebebi de budur.

CİA’nın solcuları, Mossad’ın beslemeleri, Soros’un kalemşörleri velhasıl emperyalizmin her türlü işbirlikçileri Gladio’nun elemanları, NATO’nun ulusalcıları ABD’nin Taraf yancıları hep birlikte koro halinde Türkiye’nin geleceği ve yarınları olan Alperen Türk gençliğine saldırmaktalar.

Alperenler tahriklere kapılmaz. Asla karanlık senaryolara alet olmaz. Alperen’ler kimseden emir ve talimat almaz. Onlar milli iradenin ve milletin yanındadır ve demokratik yol ve yöntemleri benimserler. Asla meşrutiyetten ayrılmazlar.

BAKAN MİLLİ MESELELERDE NERDE?

Cumhuriyet tarihinin en başarısız Bakanlarından biri Ertuğrul Günay’dır. Siyasi yaşamı kırıklıklarla ve gelgitlerle doludur. Her zaman gücün yanında yer almıştır. Makam, mevki ve ikbal peşinde koşmuştur. Siyasette bir yerlere gelmek için, gitmediği yer çalmadığı kapı kalmamıştır. Sağdan sola birçok siyasi çevreleri gezmiştir.

Yeni durağı olan AKP’nin kurduğu hükümette, Kültürden sorumlu Bakan Topkapı sarayında yapılan şarap rezaletini kınaması gerekirken Alperen gençler ile uğraşmaktadır.

Türk Gençliği milli ve manevi değerlerinden koparılmaya çalışılırken Kültür Bakanı başka işlerle meşgul.

Türk gençliği her türlü yozlaşma ve çürüme ile karşı karşıyayken gençlik yabancı ideolojilerin ve yaşam tarzlarının etkisi altına sürüklenirken gençlik değerlerinden ve inançlarından uzaklaşırken Bakan Bey kültürün dışındaki işlerle meşgul. Gençlik ateist olmuş satanist olmuş terörist olmuş bakanın umurunda değil. Onun için önemli olan Türkiye’nin mutlu azınlığı, onların davetleri, baloları… Bu bakan milli meselelerde ortada yoktur ama Amerikancı Batıcı yaşam biçimlerini savunan çevrelerin her organizasyonunda vardır onların baş destekçisidir

Kerkük’te, Telafer’de Türkmenler Amerikan işbirlikçisi KYB ve KDP’li peşmergeler tarafından katledilirler, zulme uğrarlar, topraklarından kovulmak istenirler ama Kültür bakanı Günay’ın sesi çıkmaz. Bin yıllık Türk toprağı Kerkük peşmerge şehri haline getirilmek istenir Bakan Günay’ın sesi çıkmaz. Çeçenya’da Karabağ’da, Filistin’de mazlum ve masum insanlar katliama uğrarlar Bakan Günay’ın sesi çıkmaz. Türklüğün anavatanı Doğu Türkistan altmış yıldır komünist Çin zulmü altında inim inim inler Bakan Günay’ın sesi çıkmaz.

Ülkenin milli meselesi söz konusu olduğunda bakanın sesi çıkmaz. Bu bakanın hangi konularda sesi çıkar? Bakanın ancak birlikte olduğu bir avuç mutlu azınlığın oyun ve oynaşlarında sesi çıkar. Bakan, komünist şair Nazım’a. Ülkemizi bölmek ve parçalamak isteyen PKK’nın siyasi uzantısı DTP’lilere sahip çıkar. Bakan, şarap firmalarına, Amerikan kapitalizminin eğlencelerine sahip çıkar. Bakan, milli kültürümüze zarar veren yayınlara ve Amerikancı Batıcı müstemlekeci zihniyete sahip sözde aydınlara sahip çıkar.

Bakanı Günay’ın ve ondan aşağı kalmayan bazı malum çevrelerin iğrenç sözleri onların nasıl bir karanlık zihniyete sahip olduklarını ortaya koymuştur

Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun fikirlerini benimsemiş onun izinden giden Alperen Türk gençliği, demokrasi ve insan haklarına inanır, barışı ve kardeşliği savunur. Onlar her zaman aklıselim, sağduyulu ve itidal sahibidirler, meşrutiyet çizgisinde hareket ederler.


BÖLÜCÜ DTP’LİLERE SELAM VERİYOR, VATANPERVER ALPERENLERE DE KİN GÜDÜYOR.


Kültürün başında böyle bir Bakanın bulunması bu ülkeye yakışmıyor. Böyle biri ancak çağımızın kanlı diktatörleri Mao’nun, Stalin’in, Polpot’un kanlı kızıl rejimlerinde ancak kızıl devrim muhafızı olur.

Anlaşılıyor ki bakan hala 1970’lerin totaliter ideolojik saplantılarını taşıyor. Çıkmaz ve karanlık bir sokakta yürüyor. Türk milleti Kültür Bakanı’nı dünden bugüne tanıyor ve biliyor. Bukalemun gibi renkten renge giren, bir gün solcu bir gün sağcı, bir gün liberal bir gün ulusalcı, gün gelir özgürlükçü gün gelir 28 Şubatçı olur. Şimdiki son durağı Liberal Kapitalizmin ideolojik çizgisidir. Amerikancı AB’ci çizgidir.

Geçtiğimiz günlerde Hakkâri’de bölücü DTP’lilere selam veren, onların diliyle konuşan, Kerkük’te, Doğu Türkistan’da soydaşlarımıza yapılan katliamı görmezden gelen boğazdaki aşiretlerin, mutlu azınlığın sözcüsü olan Ertuğrul Günay’ı yapmış olduğu ahlaksızca açıklamalardan dolayı bir kez daha kınıyoruz. Alperen gençlerine küstahça dil uzatan, yaptığı provakatif açıklamalarla gerilimi devam ettirmeye çalışan E. Günay’ın bir an önce görevden alınıp gereğinin yapılmasını millet olarak hükümetten bekliyoruz.


Kısa bir süre önce şehit liderimizin Tacettin Dergâhı’na defnedilmesine karşı çıkan bakan şimdi de şehit liderimizin izinde ve yolunda giden Türkiye sevdalısı Alperen gençliğine yönelik “ilkel yaratıklar “ifadesini kullanmıştır. Bakan Günay, geçtiğimiz günlerde Sivas’ta kışkırtıcı ajan ve provokatörlerin organize ettiği ve Sivas’ı karıştırmaya yönelik şehit liderimizi hedef alan alçakça hazırlanmış “gülerek yaktın, donarak öldün” pankartını görmezden gelmiştir. Sivas’taki hain provokasyonu görmezlikten gelen Bakan Günay yine bir başka sinsi oyun olan Topkapı olayında da hedef saptırmış tepkinin sanata ve konsere olmadığını bildiği halde yine geçmişten gelen kin ve intikamla Türk milliyetçisi Alperen gençlere gayri ahlaki ifadelerle saldırmıştır. Bakandan beklenen bir devlet adamına yakışır şekilde hareket etmesiydi ama o maalesef tam tersi bir şekilde davranmakta, provokasyonlara çanak tutmakta, Sivas olayında olduğu gibi provokasyonları görmezlikten gelmekte ve en son Topkapı olayında da toplumu gerilime sokan ve manüpüle etmeye yönelik tavırlar sergilemektedir. Büyük Türk milleti oynanan oyunu görmektedir. Ertuğrul Günay’ın hangi hesaplar peşinde koştuğunu bilmektedir. Türk milleti çirkin ve yakışıksız sözlerinden dolayı Bakan Günay’ı asla affetmeyecektir.


ALPEREN GENÇLER AKLISELİM, SAĞDUYULU VE İTİDAL SAHİBİDİR.


Alperen gençler provokasyonlara gelmez ancak provokatörlerin oyununu bozarlar.

Alperen gençler yıkıcı değil yapıcıdır.

Alperen gençler demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanır, demokrasi dışı arayışlara kökten karşıdır.

Alperen gençler ülkemizi kaosa sürüklemek isteyen her türlü karanlık zihniyetlere, karşıdır bunları ülkemiz için bir tehdit olarak görür

Alperen gençler militarist, faşist, darbeci, cuntacı, mafyacı, çeteci, karanlık yapılarla mücadele etmektedir. Türk gençliğini sürekli olarak Demokrasi düşmanlarına karşı uyarmakta onlara karşı daima uyanık olmaya çağırmaktadır.

Alperen gençleri marjinal olarak göstermeye çalışanlar psikolojik savaş elemanları ve onların emrindeki işbirlikçi çevrelerdir.

Alperen gençler şiddeti reddeder. Terörün çıkmaz bir sokak olduğunu bilir ve asla hukuk dışına çıkmazlar.

Alperen gençler her zaman demokratik usul ve kaidelere uymuşlar ve uymaya da devam edeceklerdir.


Son olayda da bir gurup genç kurumsal olarak değil sadece içinden gelen samimi duygularla mukaddes mekânda yapılan şarap rezaletini protesto etmek istemiştir.

Tekrar açıkça ifade ediyorum. Demokratik bir tepkiyi ikinci bir “Sivas” olayı yaşanabilir diye nitelendirenler en büyük provokatördür ve Türkiye’nin istikrarına en büyük zararı vermeye çalışan çevrelerdir. Sivas olaylarını çıkartanların ajan provokatör olduğunu her zaman söyleyen BBP dir. Ülkemizi kamplaşmaya, cepheleşmeye, kutuplaşmaya götürten kaos peşinde koşan, iç ve dış odaklara karşı çıkan BBP'dir.


Biz Büyük Birlik Partisi olarak, ülkemizi kaosa sürüklemek isteyen her türlü iç ve dış odakların provokatif eylemlerine, senaryo ve oyunlarına dün olduğu gibi bugün de karşı çıkacağız. Demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Demokrasi düşmanlarıyla mücadelemizi daima kararlılıkla sürdüreceğiz. Çare ve çözüm yalnız demokrasidedir.


Bir kez daha buradan uyarıyoruz. Vatanperver, milliyetperver Alperen gençleri hedef yapmaktan vazgeçin. Onları hedef haline getirmeyin. Türkiye’nin bu kahraman, asil ve yiğit Anadolu evlatlarına ihtiyacı var. Alperen gençler Türkiye’nin yarınları, ümididir. Çekin pis ellerinizi Alperenlerin üzerinden

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates