Haberler

Aydınlar Ocağı'na kızıl ateş düştü

Türk-İslam sentezi kavramını siyasi literatüre kazandıran kurum Aydınlar Ocağı olmuştu. "Önce Türk müyüz yoksa Müslüman mı" tartışmasına "Türkçe konuşan Müslümanız" karşılığıyla nokta koymuştu. Toplumun yüzde 30"u sola, yüzde 70"i de sağa oy verir. Ancak bu oran hiçbir zaman devlet yönetimine ve entelektüel yapıya yansımaz. Soldaki fikir zenginliğine Necip Fazıl Kısakürek"in öncülüğünde Aydınlar Kulübü kurularak cevap verildi. Aydınlar Ocağı, AP ve ANAP"ın kuruluş safhasında ve icraatleri üzerinde, 12 Eylül yönetiminin zorunlu din dersi kararında etkili oldu. Hele Özal"ın, partisini kurmadan önce İstanbul"daki bir evde yaptığı sıkı müzakere hâlâ konuşulur. Kırk yılı aşkın bir süredir ayakta kalan bu yapı sarsıntılı günler geçiriyor. Başkan Prof. Dr. Mustafa Erkal"ın dinî ve millî hiçbir değeri kabul etmeyen ulusalcılarla "el ele, omuz omuza" olması camiayı ayağa kaldırdı. "Bunlar aydınlık değil karanlık ocak" diyen eski Maocu, Leninist ve devrimci kişilerle aynı platform paylaşılıyor. "Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslüman"lıkla övünen ve kendilerini ülkücülerin temsilcileri olarak gören kurumların ardından Aydınlar Ocağı"nın da aynı zihniyetle kucaklaşması hayra alâmet değil. 

Suret-i haktan görünerek ülkenin bölünmesine karşı çıkan ulusalcıların gerçek amacı, Türkiye"yi dünyadan izole ederek kapalı bir rejime sürüklemek. Küsurat oy alan ve marjinal bir kesimi temsil eden bu insanların cüretleri nereden geliyor? 1999 seçimlerinde yüzde 18 oy alan MHP"ye güvendikleri ve o tabanı kullanmak istedikleri anlaşılıyor. Fakat yanılıyorlar. Bilmeliler ki, 1970"lerin kavramları ve antiemperyalist söylemle 21. yüzyıl gençliğine hükmetmeleri mümkün değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Alperen.org Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates